Reklamı Kapat
Anasayfa > Makaleler > Homo Sapiens’in Medyası
Homo Sapiens’in Medyası
23.02.2019 12:04

Ancak fantastik bir bilimkurgu filmde, ilk insanların televizyon izlediğine veya internette dolaştığına rastlanabilir. Teknik ilk çağda da olmasına rağmen, modern teknoloji, eskisinden  binlerce ya da milyonlarca yıl uzaklaşmıştır. Uygarlık, ilk insanın iletişim kurması ve alet üretmesiyle başlamıştır. Araştırmacı Robin Dennell’e göre,  Asya’daki ilk insanlara dair bulgular 2,5-2,6 milyon yıl geriye, insanların taş aletler geliştirdiği döneme kadar gitmektedir. Çin’in kuzeyindeki Şangçen’de bir platoda bulunan taş aletlerde kullanılan kuvars ve kuvarsit taşların ilk insanlar tarafından kullanıldığı belirlenmiştir (gazeteduvar.com.tr, 2019). 

Bir başka araştırmaya göre, Homo Sapiens’e ait 300.000 yıllık bilinen en eski kemikler Fas’ta bulunmuştur (http://arkeofili.com, 2019). Homo Sapiens’in mönüsünde en çok, vahşi hayvan eti bulunmaktadır. Homo Sapiens, hayvanları tek başına değil, çoğunlukla ortak çalışmayla avlamaktadır. Hayvan avlamak için keskin aletler yapan Homo Sapiens, ilk uygarlık adımlarını da atmış ve kolektif çalışmayla yaşamını sürdürmüştür. Ortak hareket etmeden, yabanıl hayvanların kolayca avlanamayacağı bilinmektedir.

Paranthropus Boisei türü, su kıyılarına yerleşmiş ve bitki ağırlıklı beslenmiştir. Homo Sapiens uygarlığıyla ilgili yapılan diğer bir araştırmaya göre, Güney Afrika’daki bir mağarada bulunan taş bıçaklar, ilk insanların yaklaşık 71 bin yıl önce karmaşık bir teknoloji geliştirdiğini ortaya çıkarmıştır (haberturk.com, 2012). Karmaşık teknoloji, doğal olarak kapsamlı bir söz öbeği ve ses kullanımını da gerektirmektedir.

“Nature” dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, Güney Afrika’nın güneyindeki Pinnacle bölgesinde devam eden kazılar sırasında kum ve toprak katmanları arasından ortalama 3 santimetre uzunluğunda 27 minik taş bıçak gün ışığına çıkarılmış, Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Curtis Marean, ileri taş işçiliği kullanılarak üretilen bıçakların mızrak ve ok ucu olarak ya da diğer silahları daha da ölümcül yapabilmek için kullanıldığını söylemiştir (haberturk.com, 2012). Başlangıçta en çok karnını doyurmak için çabalayan Homo Sapiens, açlığını ve diğer sıkıntılarını ifade eden sesler de çıkarmıştır.

Çad’da bulunan Sahelanthropus Tchandesis türünden sonra ortaya çıkan Orrorin Tugenensis’le ilgili analizler, Orrorin’in alet yapabilecek ve ağaçlarda esnek bir şekilde hareket edebilecek bir yapısı olduğunu göstermektedir (evrimagaci.org, 2019). Bedenini, her türlü gereksinimini karşılamak için geliştiren sapiens, derdini anlatabilmek için de ses aletini geliştirmiştir.

Orrorin ve ardından gelenler, doğaları gereği anlaşabilecekleri bir dil geliştirerek, yaşamlarını sürdürmek için birbirlerine ileti aktarmışlardır. En çok aktarılan ileti, karınlarını nasıl doyurabilecekleridir (Warwick, 2016: 206). Homo Gautengensis türünden sonra, hakkında en fazla bilgiye sahip olunan ve artık homo türlerinin yükselişini ilan eden ikonik geçiş türü Homo Habilis, yani “handy man” (“elini kullanan adam”, “kullanışlı adam”) gelmektedir. Bu türün elini kullandığına dair veriler ve yaptığı/kullandığı aletler bulunmuştur.

Homo Sapiens, iletişim kurmayı hem genetik yollarla, hem de kültürel yollarla öğrenmiştir (Pagel, 2017). Öncelikle çene kemiği ve bacak kemikleri güçlenen Homo Sapiens, her geçen gün aklını daha fazla kullanarak kendine özgü bir uygarlık geliştirmeye başlamıştır (Anton, 2003: 159). Temel ihtiyacı olan alet ve araçların yanı sıra, duygusal ihtiyaçlarını gidermenin yollarını da aramıştır.

Kenya’da bulunan ve adını “işçi adam” tamlamasından alan “Homo Ergaster” taş teknolojisinde atalarına göre atılımlar yapmayı başarmış ve daha karmaşık litografik aletler üretebilmiştir (Collard, 2002: 89). Bu dönemden sonra sanat kaygısı ve sanatsal anlatım başlamış, uygarlıkta büyük bir aşama kaydedilmiştir. İletişimin başlıca araçlarından biri olan sanat, ilk insanların da sıklıkla kullandığı anlatım yolu olmuştur.   

Yaşadığı her evrede mutlaka sesi ve el hüneriyle türdeşleriyle iletişim kuran Homo Sapiens, Neandertal’ler aşamasına geldiğinde boy, kilo ve beyin ağırlığı günümüze yaklaşmış, çok sayıda değişik alet üretmeye başlamış, uygarlığını geliştirmiştir (Overmann ve Coolidge, 2013: 102). Bu bağlamda ses, çizgi ve kabartmaların niteliği de değişmiştir.

Neandertal’lerle birlikte günümüz insanınkine yakın konuşma yeteneği de gelişmiştir. Neandertal’lerin şarkı söylediklerine dair kuramlar da bulunmaktadır (Mithen, 2005: 108). İlk insanlardan bu yana söylenen dinsel ezgiler, ayin ilahileri, sesin ve sözün en çarpıcı örneklerini oluşturmuştur. Homo Heidelbergensis, ölülerini gömme adeti olan ilk homo türüdür. Ölü gömme gelenekleri uygarlığın önemli bir aşamasını oluştururken, ölü için yakılan ağıtlar da, sesin ve müziğin gelişiminin başlıca göstergeleridir (Ademiluka, 2009: 19). İnsan geliştikçe, ses iletişimin başlıca aracı olmuştur. 

Günümüz insanına benzeyen Cro-Magnon insanları, günümüzdeki insanlar gibi konuşabilmekte, iş bölümü yapabilmekte, hiyerarşi uygulayabilmektedir (Rossano, 2009: 247). Temel gereksinimleri sağlayabilmek için üretilen araç ve gereçler artık yeterli hale gelmiş, tinsel gereksinimleri karşılamak için kullanılan gereçler daha yoğun düşünülmeye başlamıştır.

Yaklaşık 40.000 yıl önce Cro-Magnon ile birlikte, kemik ve geyik boynuzu, el aletlerinde kullanılmaya başlamış,  giysi yapımı gelişmiş, oyma ve heykel örnekleri görülmeye başlanmıştır (Gray, 2010: 101). Araç gereçlerle birlikte sanatsal duyarlılığın da gelişmesi, uygarlığın yükselmesi anlamına gelmektedir. Bütün gelişmelerle birlikte ses, yine başrol oyuncusudur. 

Aklını kullanan insan için gönderilen dinler en başta, hep sözden, düşünmekten, okuyup yazmaktan bahsederken, uygarlığın da temel ilkelerini vurgulamıştır (Konsky vd.,200: 242). Yeryüzünün yaygın büyük dinleri sözden, sesten, okuyup yazmaktan bahseden ilkelerle başlamış, doğruluğu yaymayı emreden iletilerle devam etmiştir. İlerleyen süreçte uygarlık, bir yandan el mahareti ile gelişirken, bir yandan da ses ve söz ile yeni aşamalara ulaşmıştır (Lemaitrea ve Rocchesso, 2014: 871). Sözün, ruhu kavrayan incelikle sanata dönüşmesinin yanı sıra, ses de bir yandan ruhun yansımalarını dışa vuran, bir yandan da iletiyi çok uzaklara yayan niteliğiyle milyonlarca yılın medyası olmuştur.   

Akıllı insan olan Homo Sapiens, aklını kullandığı kadar sesini de kullanarak söylemek istediklerini başkalarına aktarmıştır (Hauser vd., 2014: 10). Ses, binlerce veya milyonlarca yıl süren Homo Sapiens döneminin medyası olarak yankılanmıştır. İnsan, her çağda medyasını geliştirmiştir, ancak iletilerinin geliştiğini söylemek çok olası değildir. Homo Sapiens de karnını doyurmak ve cinsel güdülerini tatmin etmekle ilgili kaygılarını paylaşmıştır, hipermodern insan da.


Kaynaklar

  • Ademiluka, S. O. (2009). The Sociological Functions of Funeral Mourning: Illustrations from the Old Testament and Africa. OTE, 22 (1): 9-20.  
  • Anton, S. C. (2003). Natural History of Homo Erectus. Yearbook of  Physical Anthropology, 46: 126-170.
  • Collard, M. (2002). Grades and Transition in Human Evoluation. Proceedings of British Academy, 106: 61-100.
  • evrimagaci.org (2019). Evrim Ağacı. https://evrimagaci.org/insanin-evrimi-uzerine-60, 10.01.2019.
  • gazeteduvar.com.tr (2019). İnsana Ait En Eski Kalıntı Bulundu! https://www.gazeteduvar.com.tr/bilim/2018/07/13/insana-ait-en-eski-kalinti-bulundu/. 10.01.2019.
  • Gray, M. P. (2010). Cave Art and the Evolution of the Human Mind. Basılmamış Yükseklisans Tezi, Victoria University of Wellington.
  • haberturk.com (2012). İlk İnsanlar Çok Daha Zekiymiş! https://www.haberturk.com/polemik/haber/792349-ilk-insanlar-cok-daha-zekiymis, 10.01.2019.
  • Hauser, M. D. ve Charles Y. ve Robert C. B.ve Ian T.ve J. Ryan, M. ve Watumull, J. ve Chomsky, N. ve Lewontin, R. C. (2014). The mystery of language evolution. Frontiers in Psychology, 5 (401): 1-12.
  • http://arkeofili.com (2019). Fas’ta Bilinen En Eski Homo Sapiens Kalıntıları Bulundu. http://arkeofili.com/fasta-bilinen-en-eski-homo-sapiens-kalintilari-bulundu/, 10.01.2019.
  • Konsky, C. ve Kapoor, U. ve Blue, J. ve Kapoor, S. (2000). Religion and Communication
  • A Study of Hinduism, Buddhism and Christianity. Intercultural Communication Studies, X (2): 235-254.
  • Lemaitrea, G. ve Rocchesso,D. (2014). On The Effectiveness of Vocal Imitations and Verbal Descriptions of Sounds. Journal of Acoust. Social Am. 135 (2): 862-873.
  • Mithen, S. (2005). The Singing Neanderthals: The Origins of Music, Language, Mind and Body. London: Weidenfeld & Nicholson.
  • Overmann, K. A. ve Coolidge, F. L. (2013).  Human Species and Mating Systems: Neandertal-Homo Sapiens Reproductive Isolation and the Archaeological and Fossil Records. Journal of Anthropological Sciences, 91: 91-110.
  • Pagel, M. (2017) Q&A: What is Human Language, When did It Evolve and Why Should We Care? BMC Biology, 15: 64.
  • Rossano, M. J. (2009). Ritual Behaviour and the Origins of Modern Cognition. Cambridge Archaeological Journal, 19 (2): 243-256.
  • Warwick, K. (2016). Homo Technologicus: Threat or Opportunity? Philosophies, 1: 199–208.
YAZAR HAKKINDA
Prof. Dr. Sedat Cereci
Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi
Yorum Yap
Yorumunuz :
Kalan: 250  
Adınız :
E-Posta Adresiniz :
Yorumlar
Şu an yorum bulunmamaktadır.
En Çok Okunanlar
Dergi