Reklamı Kapat
Anasayfa > Makaleler > Medyanın Namus Sorunu
Medyanın Namus Sorunu
15.05.2017 11:07

Devlete ait gizli belgeleri temin etmek ve yayınlamak suçundan tutuklanan Can Dündar’ın durumu veya toplum vicdanını yaralayan ve toplumsal değerleri aşağılayan televizyon programlarının yansımaları kamuoyunu hala meşgul eden tartışmaları oluştururken, genel tabloda, her durumda insanın insan olmaktan kaynaklanan temel özelliklerinin korunmasını ve sürekliliğini sağlayan kurallara uyulması gerekliliği ortaya çıkmaktadır (Chen, 2017, xii). Münevver Karabulut ve Özgecan Aslan cinayetlerinin toplum vicdanını yaralar ve infial yaratır biçimde medyadan duyurulması da bir başka tartışma konusudur. Benzer olaylarda medya, insan psikolojisi üzerinden çıkar sağlama yoluna gitmiştir (Öztürk, 2015. 261).Çoğunlukla sivil kuruluşlardan oluşan medya da kurumlar ve kişiler gibi yasalara uymakla yükümlüyken, bazı durumlarda yasaları çiğnediği, toplumsal değerlerle örtüşmeyen yayınlar yaptığı örnekler görülmektedir.

Hukukun egemen olduğu ve adilce yönetilen bir toplumda devletin temsilcisi olan kişi veya gruptan diğer toplumsal dinamiklere, akademisyenlerden medya çalışanlarına kadar herkes yasalara uymak, toplumsal değerleri ve ahlakı gözetmekle yükümlüdür (Obonyo ve Nyamboga, 2011, 103). İktidar ve medya arasındaki çıkar ilişkileri, çıkarlara dayalı alışverişler ve hesaplaşmalar bilindik olsa da, yöneticilerin kişisel çıkarlar uğruna medyanın yasaları çiğnemesine göz yumdukları veya medyanın çıkarları doğrultusunda karar organlarının spesifik kararlar verdikleri de bilinmektedir (Kingshott, 2010, 25). Medyanın hukuka uyumu ve değerlere saygısı, sıkça tartışılan toplumsal sorunların başında gelmektedir.

Popüler kültürün temel egemenlik araçları olan medya, tecimsel hedeflere ulaşmak için her türlü materyali kullanıp akılları zorlayan yayınlar yaparken, bazen yasalara, toplumsal değerlere, hukuka aykırı iletiler de aktarmaktadır. Modern çağda en etkili medya durumuna gelen sosyal medya, aykırılıklar konusunda da önde gitmektedir (Cereci, 2017, 131). Gazetelerde yer alan hakkında henüz hüküm verilmemiş insanları itham eden haberler, saf insanları galeyana getiren abartılmış tecavüz veya cinayet haberleri, televizyon kanallarındaki konuklu programlarda tartışılan konular, insan psikolojisinin zayıf noktalarını ön plana çıkararak kişileri birbirine düşürmek yoluyla izleyici toplamaya çalışan heyecanlı yayınlar ve internet ortamındaki ahlak ve hukuk dışı paylaşımlar medyanın namusu konusunun tartışılması gerekliliğini doğurmaktadır (Cook, 2016, 494). Medya denilen ve modern çağı yönlendiren araçlar bazen hukukun sınırlarını zorlamaktadır.

Popüler kültür gibi egemen güçlerin stratejileri sonucunda ortaya çıkan modern çağ çatışmaları ve savaşları da sık sık medya yayınlarına konu olmakta, medya şiddet içerikli yayınlarla vicdanlara baskı yapan, insan psikolojisini yaralayan sonuçlara neden olmaktadır. İnsanların da ilgi göstermesi nedeniyle şiddet yayınları hızla artmaktadır (Ferguson, 2016). Gazetelerdeki haberlerin yanı sıra televizyon dizilerinde de şiddet unsurları sıkça yer almakta, şiddet, medyanın temel hammaddelerinden biri olarak kullanılmaktadır (Bushman ve Anderson, 2001, 487). Medya, yaptığı yayınlarla halkı kentli ve köylü ya da doğulu ve batılı olarak bölme yoluyla da suç işlemiş olmaktadır (Carli, 2008, 7). Medyanın hukukla, dolayısıyla namusla ilişkisi, çıkarlarına koşut olarak değişmektedir.

Namus kavramı Yunanca “nomos” (νόμος) kökünden türeyen ve hukuk anlamına gelen bir sözcüktür. Toplumda insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen ve uzlaşmayla oluşturulmuş kurallar bütünü; yasa anlamında kullanılmış; ancak bazen de anlamı daraltılarak kişinin özel mülkü, kadını gibi anlamlara gelmiştir (turkcebilgi.org, 2017).  Kimi zaman da bu anlamı aşıp kutsal bir kimliğe bürünerek “tanrısal kökenli, yazılı olmayan evrensel yasaya karşılık kullanılmıştır. Ataerkilliğe dayalı toplumlarda grubun üremesi bireylerin cinsel davranışına bağlıdır. Dolayısıyla bireysel cinsellik tüm toplumun denetim ve kontrolüne tabi namus olgusuyla şekillenmek zorunda bırakılmıştır. Kişileri gönüllü ahlak bekçiliğine soyunduran itki, Ovidius’un dile getirdiği “Kadının bekçisi namustur” anlayışına paraleldir. Aynı zamanda “yurttaşların her biri de cinselliğin kullanımını denetleme yeteneğine sahip olmalıdır” (Kalav, 2012, 158). Özellikle geri kalmış toplumlarda kadın ve cinsellik bağlamında algılanan namusun niteliğini tartışmak da çoğu zaman olası olmayan bir tabudur.

Türkçede kullanılan namus kavramı bir dönem, gerçek anlamına uygun olarak hukuka uyma ile ilişkilendirilmiş, hukuka uyan ve hakkı gözetenler “namuslu” sıfatıyla saygın bir toplumsal konuma yerleştirilmiştir. Ancak zaman içinde gerici yaklaşımlarla birlikte anlamı daraltılan namus kavramı, hukuktan uzaklaşarak uğruna cinayet işlenen sanal bir inanca dönüşmüştür (İnci, 2013, 293). Oysa namus kavramının kökenini oluşturan nomos, insanın insanca yaşamasını sağlayan ortamı ve kuralları içerirken, insanın onurlu ve erdemli bir biçimde yeryüzünde var olması anlamına da gelmektedir. 

Herkesin ve her kurumun hukukla yaşamaya zorunlu olduğu modern çağda, hukukun tanınmaması çözülemeyen sorunlara yol açabilirken; toplumsal dinamiklerin en başında gelen medyadan da hukuka uyması ve toplumsal değerlere saygı göstermesi beklenmektedir. 

Kaynaklar

  1. Bushman, B. J. ve Anderson, C. A. (2001). Media Violence and the American Public. American Psychologist, 477-489.
  2. Carli, V. (2008). The Media, Crime Prevention and Urban Safety: A Brief Discussion on Media Influence and Areas for Further Exploration. Montreal Compared Analysis Report, 1-14. 
  3. Cereci, S. (2017). Sosyal Medyada Ahlakın Çöküşü. Broadcasterinfo, 148: 130-131.
  4. Chen, T. (2017). Context, Coordinate, Circulation: The Postrepresentational Cartographies of Global Asias. Studies in Global Asias, 3 (1), vi-xiv.
  5. Cook, H. L. (2016). Liability: Avoiding the Lanham Act and the Right of Publicity on Social Media. The University of Chicago Law Review, 83 (1): 457-502.
  6. Ferguson, C. (2016). Media Violence and Desensitization Part 2: A Case Study in How News Media Can Get It Wrong. http://www.huffingtonpost.com/christopher-j-ferguson/media-violence-and-desensitization_b_9684170.html. 27.03.2017.
  7. https://www.turkcebilgi.org/sozluk/felsefe-terimleri/nomos-11647.html. 27.03.2017.
  8. İnci, Ü. H. (2013). Basında Yer Alan Namus Cinayetlerinin Sosyolojik Analizi. Tarih Kültür ve Sanat Arastırmaları Dergisi, 2 (3), 282,296.
  9. Kalav, A. (2012). Namus ve Toplumsal Cinsiyet. Mediterranean Journal of Humanities, II/2, 151-163.
  10. Kingshott, B. F. (2010). Serious Crime: The Police Management of the Media. San Diego 47th Annual Meeting, 23-27.
  11. Obonyo, L. ve Nyamboga, E. (2011). Journalists and the Rule of Law. Nairobi: KSIC.
  12. Öztürk, M. (2015). Medya ve Suç Korkusu Arasındaki İlişki. The Journal of Academic Social Science Studies, 36, 251-263.
YAZAR HAKKINDA
Prof. Dr. Sedat Cereci
Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi
ETİKETLER
Yorum Yap
Yorumunuz :
Kalan: 250  
Adınız :
E-Posta Adresiniz :
Yorumlar
Şu an yorum bulunmamaktadır.
En Çok Okunanlar
Dergi