Reklamı Kapat
Anasayfa > Makaleler > Haha Hihi Medya
Haha Hihi Medya
20.12.2020 13:56

Başlangıçtan bu yana devam eden sözlü kültür, insanların tinsel gereksinimlerini büyük ölçüde karşılarken, geleneğe dönüşerek toplum olmanın temelinde yer almış, insanları birbirine bağlayarak toplumsal örgütlenmeyi sağlamıştır (Ahouli, 206: 131). Sayısız yaşanmışlıktan, düşünceden, duygudan, hatıradan, deneyimden oluşan sözlü kültür sürekli genç kuşaklara aktarılarak toplumun varlığının devamlılığı sağlanmış, toplumsal yapı ve bütünlük güvence altına alınmıştır (Moraldo, 2011: 105). Eskiden olduğu gibi modern çağda da gelenekler, toplumsal yapının temel dayanaklarından biri olarak yaşatılmakta, uygulanmakta ve yeni kuşaklara aktarılmaktadır.

Sözlü kültür bir anlamda, modern olmayan eski çağların medyasıdır. Sözlü kültürde herkes, toplumsal yaşamın kurallarını, yaşamın ilkelerini, davranış kalıplarını, kodları, dilleri, oturup kalkmayı, eğlenmeyi öğrenmekte, birbirinden haberdar olmakta, farklı kültürleri tanımaktadır (Bäßler vd., 2009: 321). Geleneksel kültürde insanlar birbirlerini bilgilerini aktarmış, geçmişin deneyimlerini yeni kuşaklar ve diğer insanlarla paylaşmış, doğruyu  yanlışı öğretmiş, türlü eğlencelerle eğlenme ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Kültür yöreden töreye değişse de, amaç değişmemiş, toplumsal yapı ve yaşam canlı tutulmaya çalışılmıştır (Groth vd., 2015: 374). Sözlü kültür hiçbir zaman yok olmamış, bazen dönüşerek bazen de olduğu gibi modern çağlara yine sözle veya yazılarak ulaşmıştır.

Geleneksel sözlü kültür, hikâyeleri, deyişleri, efsaneleri, destanları, masalları, ezgileri, manileri ve daha başka pek çok unsuru içermektedir. Her bir geleneksel kültür unsuru, zamanın süzgecinden ve toplumun belleğinden geçerek yeni kuşaklara aktarılmış, toplumsal yaşamı düzenlemiş ve diri tutmuştur (Knoblauch, 2007: 16). Hikâyeler, türküler, maniler her yörede farklı form ve özle ortaya çıkmış, toplumun deneyimlerine ve değerlerine bağlı olarak kimlik kazanmıştır (Ali, 2018: 224). Yöresel farklılıklar, dinsel ve mezhepsel değerler, coğrafya ve kültür, geleneksel kültürdeki ayrımları oluşturan başlıca etkenlerdir.

İnsanlar eğlenme ihtiyaçlarını karşılamak ve gülmek için sözü ve eğlenceli anlatıları medyum olarak kullanmışlar ve klasik anlatıdan başlayarak modern anlatıya kadar çeşitli evreleri yaşamışlardır (Müller, 2009: 233). Dünyanın her yerinde eğlence araçları ve medya, bulunulan coğrafyaya ve kültüre göre biçim kazanmış, toplumsal değerlerle anlamlanmıştır. İnsanlar tarih boyunca her türlü aracı iletişim kurmak ve eğlenmek için kullanmışlar, dili, enstrümanları ve gelenekleri inşâ ederek kendilerini en iyi biçimde anlatmaya çalışmışlardır (Weber ve Schweiger, 2015: 153). Çeşitli oyunlardan çalgılara, deyişlerden manilere kadar sayısız araç, iletişim ve eğlence amaçlı medya olarak kullanılmıştır. 

Binlerce yıllık kültürüyle Hatay, geleneksel kültürü ve modern kültürü bir arada yaşayan bir kenttir. Mezopotamya’nın kuzey uzantısı olan ve yerli halkını kadim Mezopotamya halklarının torunlarının oluşturduğu Hatay, bazıları antik çağlardan kalma, bazıları yeni, kuşakların ürettiği değerlerini korumaktadır. Ortadoğu coğrafyasının hemen hemen tümünde yaygın olan zılgıt kültürü Hatay’da halen devam etmekte, ancak toplumsal grupların kültürüne göre değişimler göstermektedir. Şaman geleneklerinde de bulunan zılgıt, Arapça tezahürat yapma anlamına gelirken, Hatay’da yaşayan tüm etnik grupların kültüründe bulunan unsurdur (Biçer vd., 2019). Ortadoğu’da yaşayan Süryani, Ermeni, Arap, Türk, Keldani, Ezidi, Nastûri ve diğer tüm etniklerin kültüründe bulunan zılgıt, Hatay’da “haha” olarak ortaya çıkmış ve dörtlüklerden oluşan manilere dönüşmüştür.

Hatay hahaları, Mezopotamya’nın en eski geleneklerinden olan ve Arapça’da tezahürat anlamına gelen zılgıt adlı nidânın evrilmiş formudur ve 4’lü dizeler halinde, murabbâ olarak okunmaktadır. Özellikle kına gecelerinde, kadınların kendi aralarında, bazen erotik sözlerle okudukları hahalar için özel okuyucular tanınmıştır. Haha okuyucu Âliye Dönmez, Hatay’daki hemen her kına gecesine çağrıldığını ve ortama uygun hahaları akşamdan sabahlara kadar okuduğunu anlatmaktadır (Dönmez, 2020). Dönmez, hahaların kına gecelerin yanı sıra, düğünlerde, sünnet düğünlerinde ve başka özel günlerde de okunduğunu belirtmiştir.  

“Haha evlerinde var kilim
Haha nakışı dilim dilim
Haha sünnetini de gördük
Askerliği Allah kerim” 
dörtlüğü sünnet düğünlerinde okunan yaygın bir hahadır.

“Haha ben bir karabiberim
Haha eker eker giderim
Haha buraya geldiğiniz için
Çok teşekkür ederim” 
misafir ağırlarken okunan hahadır.

Yaşamın her evresi ve insanın her hâlini dile getiren Hatay hahaları, aşktan düğüne, sıkıntılardan günlük yaşama kadar her konuyu kapsayan murabbâlar şeklinde okunmaktadır. İnsanlar arasında durumunu, hayalini, derdini, umudunu anlatmanın bir yolu olan “hahalar”, geleneksel çağda da modern çağda da insanlar arasında medya işlevini görmektedir. İlk insanların yüzyüze iletişiminin temel aracı olan ses ve söz, modern çağda da etkili bir medya olarak var olmaya devam etmektedir (Berger ve Iyengar, 2013: 572). Çeşitli oyunlar, ezgiler, şakalar ve anlatılarla başlayan toplumsal eğlenceler, teknolojinin gelişimiyle çeşitlenmiş, renklenmiştir. Yüksek iletişim teknolojisi ve medya, insanlara akılları zorlayan olanaklar ve eğlence araçları sunmuştur. Ancak antik çağlardan kalan kültürel miras Hatay’da hala devam etmekte, halk kültürü içindeki hahalar etkili birer medyum olarak işlevsel biçimde Hatay kültüründe kullanılmaktadır. 


Kaynaklar

  • Ahouli, A. (2006). Stilisierung und Funktionalisierung einer oralen Kultur und eines mündlichen Erzählens in afrikanischen und deutschsprachigen Erzähltexten. Von der Philosophischen Fakultät der Gottfried Wilhelm Leibniz Universität Hannover zur Erlangung des Grades eines Doktors der Philosophie (Dr. Phil.) genehmigte Dissertation.
  • Ali, B. (2018). Auswirkungen der von traditioneller Orientierung geprägten orientalischen Familien auf die soziale Integration ihrer Jugendlichen. Dissertation zur Erlangung des akademischen Grades einer Doktor der Philosophie (Dr. phil.), Fachbereich Erziehungswissenschaft und Psychologie der Freien Universität Berlin.
  • Berger, J. A. ve Iyengar, R. (2013). Communication Channels and Word of Mouth: How the Medium Shapes the Message. Journal of Consumer Research, 40 (3): 567-579.
  • Biçer, G. ve Akkaş, M. ve Bihan, S. (2019). An Investigation on Sedentary Arabic of Hatay: Transfer and Shift of Language Within Turkish-Arabic Speaking Generations. 13. Dilbilim Öğrenci Kurultayı, Ankara,Turkey, Ocak 2019.
  • Bäßler, K. ve Fuchs, M. ve Schulz, G. ve Zimmermann, O. (2009). Kulturelle Bildung: Aufgaben im Wandel. Berlin: Deutscher Kulturrat e.V.
  • Dönmez, A. (2020). Âliye Dönmez ile 19.10.2020 tarihinde Antakya’da yapılan görüşme.
  • Knoblauch, H. (2007). Kultur, die soziale Konstruktion, das Fremde und das Andere. Zur Unüberwindbarkeit kultureller Differenz. Grundlagentheoretische Reflexionen. Berlin: Technische Universität Berlin.
  • Moraldo, S. M. (2011). Mündliche Verständigung und gesprochene Sprache. Deutsch aktuell 2. Einführung in die Tendenzen der deutschen Gegenwartssprache. - Rom: Carocci, S. 83-107. Müller, E. (2009). Unterhaltung im Zeitalter der Konvergenz. Zweideutigeit der Unterhaltung. Festschrift für Hans-Otto Hügel, Köln: Herbert von HalemEditors: Udo Göttlich, Stefan Porombka, pp. 220-238.
  • Weber, P ve Schweiger, W. (2015). Evaluation und Erfolgskennzahlen für die Kommunikation in Internet und Social Media. Handbuch Online, Ed. Ansgar Zerfaß, Thomas Pleil, Berlin: UVK, pp.141-154.
YAZAR HAKKINDA
Prof. Dr. Sedat Cereci
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi