Blackmagic Design, ilk gösterimi bu yılki Slamdance Film Festivali'nde yapılan uzun metrajlı belgesel “The Bulldogs”un, Blackmagic URSA Mini Pro 4.6K G2 dijital film kameraları kullanılarak çekildiğini duyurdu. Ayrıca film, DaVinci Resolve Studio; kurgu, renk derecelendirme, görsel efekt (VFX) ve ses post prodüksiyon yazılımı kullanılarak tamamlandı.

Yönetmenliğini Noah Dixon ve Ori Segev'in yaptığı “The Bulldogs”, felaketle sonuçlanan bir tren kazası ve kimyasal sızıntı bölgeyi mahvettikten sonra, zorlu bir toparlanma sürecine giren Ohio'nun East Palestine kasabası sakinlerini konu alıyor. Bir yıla yayılan film, yerel geleneklerden temizlik çalışmalarının gecikmesiyle artan gerginliğe kadar, büyük kazanın ardından hayata devam eden kasaba sakinlerini görüntülüyor. Filmin yapımcılığını Alexander Hyde ve Drew Johnson, görüntü yönetmenliğini ise Logan Floyd, Anthony Codispoti ve Josh Nowak üstlendi.
Ayrıca görüntü yönetmeni olarak da görev yapan Segev, küçük ekipli bir belgeselde atik kalmak ve aynı zamanda sinematik görüntüler elde etmek üzere URSA Mini Pro 4.6K G2'yi tercih ettiğini söyledi. Segev şunları açıkladı: “Bu güçlü bir kamera ve belgesel işlerinde kullanmaya bayılıyorum, çünkü her koşul için donatılabilecek, doğru ebat ve ağırlık dengesine sahip. Özel bir kamera asistanı olmadan kolayca taşınabilir ve her koşulda gerçekten güvenilir. Kameradan aldığınız görüntüyü seviyorum. Sensörün renk paleti muhteşem ve cilt tonlarını gerçekten çok güzel bir şekilde işliyor.”
Segev, ekibin gözlemsel hikaye anlatımı ihtiyaçlarını karşılayan, hafif bir kurulum oluşturduğunu söyledi. Segev şunları ekledi: “Esas olarak 16-40 mm Angenieux Optimo zum lens kullandık. Gökyüzünü canlandırmak ve her açıda tutarlı bir görünüm elde etmek için dış çekimlerin çoğunda döner polarize filtreden faydalandık.”

Segev, kaydı Blackmagic RAW’da yapmanın verimliliği hakkında şunları vurguladı: “Tam sensörde Blackmagic RAW 5:1 kullandık ve bu, ihtiyaçlarımıza göre görüntü kalitesi ve kayıt süresi arasında mükemmel bir denge sağladı. Bu filmde, toplam 40 terabaytı aşan çekim yaptık ve doğrudan orijinal medyayla kurguladık. Bir tek proxy dosya bile oluşturmadık. Her şey son derece akıcı ve tereyağından kıl çeker gibi çalıştı.”
DaVinci Resolve Studio entegrasyonunun, görünümü sonradan eklenen bir işlem olarak ele almak yerine, filmi gerçek zamanlı olarak şekillendirmeye yardım ettiğini söyleyen Kurgu Uzmanı ve Yardımcı Yönetmen Dixon, şunları ekledi: “Başından itibaren, 'The Bulldogs'un görsel olarak çarpıcı bir belgesel olmasını istiyorduk. Bu nedenle, renk son bir işlem olarak ele almak istediğimiz bir şey değildi. DaVinci Resolve’un renk ve kurguyu aynı anda yapmamıza imkan vermesi, çok önemliydi. Sadece hikayeyi birleştirmekle kalmıyorduk, aynı zamanda filmin havasını ve ruh halini de şekillendiriyorduk."
Ayrıca DaVinci Resolve Studio'nun, ekibin gerçek hayat belgesel sınırlarını kusursuz bir görünümle aşmasına da yardım ettiğini belirten Dixon, sözlerine şöyle devam etti: “Ses Ayırma aracı, aksi halde kullanılmaz olan diyalogları kurtarmakta son derece faydalı oldu. Maskeleme araçları ve dahili VFX araçları da inanılmaz faydalıydı ve dikkat dağıtan unsurları temizleme imkanı, hedeflediğimiz sinematik yaklaşımı destekledi.”
Kurgu, renk ve tamamlama işlemlerini aynı anda yapmak için film yapımcılarının, DaVinci Resolve bulut ortak çalışma araçlarını da kullandığını söyleyen Segev, şunları ekledi: “Noah ve ben, aynı anda proje üzerinde çalışıyorduk ve ikimizin evinde ve ofisinde de ikizlenmiş diskler vardı. Aynı projeye aynı anda girebilmek harikaydı.” Fusion ile basit boyama da dahil, birden fazla işi tamamlama imkanı, film ilerlerken ekibin tek araç setini kullanmaya devam etmesine olanak sağladı.”
“Bir renk uzmanı olarak Sesgev, bu renk derecelendirmenin çevre felaketi türü belgesellerden beklenilenlere meydan okumak için tasarlandığını söyledi. Segev sözlerine şöyle devam etti: “Genellikle bu türü tanımlayan soluk renk paletlerinden uzak durduk ve bunun yerine daha stilize ve canlı bir renk derecelendirmeyi tercih ettik.”

“Bize göre bu filmin görünümü; direniş, toplum ve bölge temalarıyla doğrudan ilişkili.”
Renk derecelendirme yaklaşımını kasten ilgi noktasında tuttuğunu söyleyen Segev, şunları ekledi: “Teknik olarak, asgari bir araç seti kullanıyorum. HSL Niteleyici aracını kullanarak parlak alanları şekillendiriyor ve kontrol ediyorum, doygunluğu biraz azaltıyor ve genellikle katman mikseri kullanarak, hafif bir gümüş tutma efekti uyguluyorum. Biraz gren ve hale efekti hoşuma gidiyor.”
Süreç boyunca kullandığı yeni renk derecelendirme araçlarına da değinen Segev, şunları ekledi: “Color Slice paletinin büyük bir hayranı haline geldim. Analog Damage efekti, en sevdiğim araçlardan biri.”
Baştan sona iş akışına dönüp baktığında hem sanatsal hem de pratik bir fayda sağladığını söyleyen Segev, sözlerini şöyle tamamladı: “Her şeyin bir tek güçlü yazılımda yapılması, bize çok zaman kazandırdı. Bu esneklik, bizim için DaVinci Resolve'u son derece güçlü bir araç haline getirdi.”
“The Bulldogs”un dünya çapındaki ilk gösterimi, Slamdance 2026'da yapıldı.

Blackmagic Design ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 222 45 02 numaralı telefondan MediaCast’i arayabilirsiniz.