Reklamı Kapat
Anasayfa > Haberler > Blackmagic URSA Cine 12K LF ile 90'ların Nostaljisini Yaşamak
Blackmagic URSA Cine 12K LF ile 90'ların Nostaljisini Yaşamak
20.01.2025 13:05

Son kısa filmi “Dog”da, Görüntü Yönetmeni Ben Saffer çocukluk ilişkileriyle ilgili hüzünlü bir hikayeye şekil vermek için Yönetmen Caitlin McLeod ve Flumeri Films'den Yapımcı Jessica Palmarozzi ile birlikte çalıştı. Saffer, hikayenin merkezindeki duygusal ayrıntıları ve manzaraları çekmek için Blackmagic URSA Cine 12K LF dijital film kamerasını tercih etti.

Globe, Royal Shakespeare Company ve National Theatre adına birçok ödül kazanmış bir tiyatro yönetmeni olan McLeod, yine Palmarozzi tarafından yapılan dramatik kısa film “One Like Him”i de yönetmişti.

Saffer filmin konusunu şöyle açıkladı: “Ebeveynleri hayatta olmasına rağmen ilgisiz oldukları için, çocuklar kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalıyorlar. Bağ kurmaya çalışan üç küçük kardeşin yaşadığı zorluklara odaklanan hoş bir senaryo. 50'nin üzerinde kısa film çektim ve daima hikaye anlatımına taze bir yaklaşım getirmeye çalıştım ve bu proje, gerçekten eşsiz bir fırsat sundu.

Saffer senaryoyu okuduğunda, McLeod ile aynı öngörüye sahipti ve 16mm negatif film çekmek istedi. Saffer şunu ekledi: “Hikaye doksanlarda geçtiği için biraz nostaljik bir estetik gerektiriyordu, ama kamerayı çalıştırmak istediğimiz süreyi göz önüne alınca dijitale yöneldik.

1990'larda geçen film hem nostaljik hem de doğal bir görsel tarz gerektiriyordu. Saffer sonunda, kullanım gereklilikleri nedeniyle URSA Cine 12K LF'yi tercih etti. Saffer bunu şöyle açıkladı: “Çocuklarla çalışmak, esnek olmak demek. Dijital sayesinde çekime devam ettik ve hiçbir şeyi kaçırmadık. Ayrıca geniş format sensör, filmin tarzı için çok önemli olan geniş Yorkshire manzaralarını da yakaladı.

URSA Cine 12K LF'nin yüksek çözünürlüğünü yumuşatmak için kamerayı Cooke S8i prime lensler ile kullanan Saffer, sinematik bir samimiyet uyandırmak için bu lenslerin hata kaldıran yapısını kullandı. Saffer şunları ekledi: “Neredeyse en geniş açıda çekim yaparak, kameranın keskinliğini dengeleyen samimi bir yumuşaklık oluşturduk. Bu bize, 90'lardaki hatırladığım ve aradığımız nostaljik estetiği verdi.

Duygusal Işık Tasarımı

Görsel hikaye anlatımının merkezinde, karakterlerin gölgelerin arasından geçerek ışık almayan alanlara doğru gittiği, McLeod'un “ışık havuzları” konsepti vardı. Saffer sözlerine şöyle devam etti: “Caitlin ışıklandırmanın sıcak olmasındansa, işlevsel olmasını istedi ve bu, hikayedeki duygusal mesafeyi artırdı.”

Çocukların bir araya geldiği çadır sahnelerinde, bu yaklaşım belirgin. Doğal eğilim, sahneye bir tatil reklamında olduğu gibi sıcak bir ışıklandırma yapmaktı, fakat Caitlin daha soğuk ve mesafeli bir ışık istedi. Prodüksiyon tasarımcısı Liz Simpson, bu tarzı güçlendirmek için çiftlikte bulunan aksesuarları kullanırken, ben de yalnızlık hissi uyandırmaya yetecek kadar gölge oluşturmak için asgari ışıklandırma ile çalıştım.

Işık ekipmanılarını Panalux sağladı ve Saffer, iç mekan sahnelerinde hareketli silüetler oluşturmak için doğrudan olmayan ışıklandırma kullandı.

Saffer bu konuda şunları açıkladı: “Çiftlik evinin koridorunda, yatak odası kapılarından ışık verdik. Bu, doğal ışık havuzları ve ilginç gölgeler oluşturdu. Bu, ilgiyi çocuklar üzerinde tutarken, çevreyi incelikle şekillendirmemize imkan verdi. Odanın tamamını ışıklandırmaktansa, ışığı kapı aralıklarından veya yandan yönlendirerek, doğal ışık ve gölge havuzları oluşturabildik. Bu kontrastlarla çok iyi başa çıkan URSA, bize istediğimiz silüetleri ve derinliği verdi.

Saffer, önemli bir mutfak sahnesinde asgari ışıklandırma kullanarak, kameranın hassasiyetinin doğal gölgeleri işlemesine izin verdi. Akşam yemeği için çocuklar masada toplanıyor ve anneleri yemek vermek için içeri girdiğinde, kadının varlığı hissediliyor ama görülmüyor. Saffer, sahne hakkında şunu belirtti: “Arka plan hafifçe kaybolurken, ilginin çocuklar üzerinde kalmasını istedik.

Teknoloji ile Hikaye Anlatımını Dengelemek

Yüksek çözünürlük ile Blackmagic RAW esnekliğinin birleşimi, Saffer'in “Neredeyse bir anı.” şeklinde nitelendirdiği, keskin olmasına rağmen ince farklılıkları olan bir görünüm yakalamasını sağladı.

Saffer şunları ekledi: “URSA Cine'nin renk bilimi, seçimimizde önemli bir etkendi. Blackmagic'in iş akışının çok sezgisel ve tutarlı olması, son derece zengin cilt tonları ve 90'ların atmosferine uygun renk dokuları yakalamamıza imkan verdi.

Bu kodek, Blackmagic RAW ile çalışan ve Q1'de (sabit bit oranı) 8K kayıt yapan Saffer'in, dosya büyüklüklerini bağımsız filmin bütçesine uygun tutarken, yüksek kalite görüntüler elde etmesini sağladı. Saffer şunları ekledi: “Kalite ile depolama verimliliği arasında harika bir denge sunan BRAW, piyasadaki en iyi kodeklerden biri. Bir kısa film bütçesi için idealken, post prodüksiyonda ihtiyacımız olan her şeyi koruyor.

Genç oyuncu kadrosuna ayak uydurmak için elde çekim yapmak gerekiyordu. Saffer sözlerini şöyle tamamladı: “Kameranın ağırlığı, doğal hareket etmemi sağlıyor ve elde çekim için böyle olmasını tercih ederim. Devamlı harici bir monitöre bakmama gerek kalmadan, doğrudan vizörden ışıklandırma yapabileceğim kadar doğru bir görüntü veren URSA Cine EVF de olağanüstü.

Hem Yorkshire doğasının genişliğini hem de karakterlerin hikayesinin samimiyetini yakalayan URSA, teknik hassasiyet ile duygusal tını arasında bir denge kurmamızı sağladı.

Şu an post prodüksiyonu yapılmakta olan “Dog”un, 2025'te festivallerde gösterime girmesi bekleniyor.

Blackmagic Design ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 222 45 02 numaralı telefondan MediaCast’i arayabilirsiniz.